İşletmeler, Yatayda Büyümek Yerine Dikeyde Büyüyecek


Ana Sayfa \ Haberler \ Basın Bültenleri \ İşletmeler, Yatayda Büyümek Yerine Dikeyde Büyüyecek

İşletmeler, Yatayda Büyümek Yerine Dikeyde Büyüyecek  İşletmelerde, Birkaç Konuda Uzmanlaşma Dönemi
 
UyumSoft Genel Müdürü Mehmet Önder,
 
Küresel rekabetteki oyunun kuralı, acımasız ve kıran kırana gerçekleşiyor. Son yıllarda etkileri daha yoğun hissedilen ve özellikle küçük işletmeleri ciddi anlamda sarsan global rekabet, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde, ülkemizdeki 250 bine yakın KOBİ’den, 50 bine yakınının kapanmasına neden olacak. Zira, tek başına hareket eden, sınırlı üretim ve pazarlama yapan işletmeleri ne yazık ki, zor günler beklemektedir. İnsan kaynağına, bilgi teknolojilerine, Ar-Ge’ye, satış ve pazarlamaya yatırım yapmayan işletmelerin, uluslararası firmalarla rekabet etmesi imkansızdır. Günümüz dünyası sürekli bir değişim ve gelişim içindedir ve gelecekte bu değişim süreci daha da hızlanacaktır.

Bu süreçte ayakta kalmak isteyen işletmeler; geçmiş yıllarda olduğu gibi farklı sektörlerde yatırım yapıp yatayda büyümek yerine, bir veya birkaç sektörde ciddi bir güç elde ederek dikeyde büyümeyi tercih edecektir. Zira, 1970 ile 2000’li yıllar arasında, şirketler risklerini dağıtmak için farklı sektörlerde yatırım yaparak, holdingleşmeye gittiler. Günümüzde ise, bir veya birkaç konuda uzmanlaşan, yurtiçi ve yurtdışındaki pazarlarda etkinlik kazanan, global firmalarla rekabet eden firmalar, ayakta kalacaktır.

Ülkemiz işletmeleri, geçtiğimiz yıllarda üretim yapmayı öğrendi. Bugünden itibaren artık, satış ve pazarlamayı öğrenmeye başladı. Örneğin, ülkemizde 20 veya 30 ülkeye ihracat yapan bir işletmenin cirosu, maalesef uluslararası firmaların cirosunun çok gerisinde kalmaktadır. Bu durumda, işletmelerin global pazarlardaki direncini kırmaktadır. Ülke olarak global pazarlarda rekabet edebilecek büyüklükte firmalara, hatta sektörlere ihtiyacımız vardır.

Burada firmalar; işletme sermayesini, insan kaynağını, üretimini, tek bir ürüne veya ürün grubuna yaptığında, pazarda daha güçlü ve etkin olabilirler. Artık farklı sektörlerde faaliyet göstererek dağılmak yerine, tek bir noktaya odaklanıp derinleşerek, rekabette ayakta kalma sürecine girilmiştir. Sektöründe ciddi bir birikim ve güce sahip olanlarda, olası risklere karşı daha etkin mücadele edebilirler. Zira, dünyada milyonlarca üretici vardır. Bu üreticiler arasında, süreçlerini mükemmele yakın yöneten uluslararası bir işletme; dünyanın dört bir yanındaki tesislerini, çalışanlarını ve müşterilerini çok rahat yönetmektedir. Büyük firmaların, iş süreçlerini bu kadar rahat, hızlı ve etkin yönetmesinin altyapısında ise bilgi teknolojilerine yapılan yatırım yatmaktadır. Hızlı, etkin, doğru ve güçlü hareket eden firmalarda, tıpkı büyük balığın küçük balığı yemesi gibi, küesel pazarlardaki paylarını her geçen gün arttırmaktadır. Burada küçük işletmelerin, doğru ve hızlı stratejik kararlar alarak hareket etmesi önemlidir.

Özellikle KOBİ’ler, ellerindeki tüm kaynakları en iyi şekilde yöneterek, ortaklık yapılarını güçlendirmelidir. Dağıtım ve pazarlamanın önemini bilerek, gerektiğinde kendi sektöründeki firmalar ile stratejik işbirliğine gitmelidir. Zira, network ağını, işletme kaynaklarını iyi yönetip, bazı bölgeler veya ülkelerdeki pazar payını arttırma konusunda işbirliği yapan işletmeler, rekabete yollarına devam edecektir. Süreç, daha çok üretip, farklı pazarlara satma dönemidir. Girilen pazarlarda etkinlik sağlanarak, Pazar payının arttırılmasında, üründe derinlik sağlanması ve yeni ürün geliştirilmesi önemlidir.

İşletmeler, Kendilerini Destekleyecek Firmalarla İşbirliğine Gidebilir
 
İşletmelerin dikeyde yani ana sektörü etrafında büyürken, kendisini destekleyecek yan firmalar ile stratejik işbirliği sürecine girmesi önemlidir. Böylece hem kendi sektörlerinden çıkmamış olurlar, hem de sektörlerini destekleyecek firmalar ile yapacakları işbirliği ile büyüme gösterirler. Diğer bir değişle, ana sektöre odaklanıp dikey olarak büyümeye devam ederken, yan sektörlerde yapılacak işbirliğiyle yatayda da büyüme sağlanacaktır. Böylece ana ürün desteklenirken, firmalar arasında oluşacak sinerji ile rekabette ciddi başarı elde edilecektir.

Mesela, birçok firmaya hizmet sunan bir işletme, insan kaynakları konusunda uzman bir firmayla yapacağı işbirliğiyle, hem ana firmanın kültürünün hizmet verilen firmalarda daha etkin kullanılmasını, hem de doğru işe doğru kişinin yerleştirilmesini sağlamaktadır. Veya insan kaynaklarına yönelik, sosyal sorumluluk projesini hayata geçirerek, toplum geneline ciddi bir hizmet sunacaktır. Tabi burada önemli bir konu vardır ki, o da işletmelerin network ağlarını etkin kullanmaları konusudur.

Gelecek dönemin iki temel politikası; bilgi ve networkla entegre olma sonucunda elde edilen bilginin hızlı ve etkin olarak kullanılma sürecidir. Bu networklar, inovasyon olabileceği gibi, firmanın dünyaya açılması, nitelikli insan kaynağının temini, stratejik güç odaklarıyla işbirliği şeklinde de düşünülebilir. Özetle işletmeler, ana sektörlerinde derinleşerek, ürün, hizmet kalitesi ve Pazar paylarıyla, yer alacaktır. İş süreçlerinde yatayda büyümek yerine dikeyde etkin olma sürecine geçilmiştir.