Dünyayla Rekabetin Yolu, Bilgiyi Yönetmekten Geçiyor


Ana Sayfa \ Haberler \ Basın Bültenleri \ Dünyayla Rekabetin Yolu, Bilgiyi Yönetmekten Geçiyor

Dünyayla Rekabetin Yolu, Bilgiyi Yönetmekten Geçiyor

KOBİDA Başkanı Mehmet Önder,

“Bilgi Sistemlerine Yatırım Yapmayanlar, Rekabetin Gerisinde Kalacaktır”


KOBİ Danışmanları Derneği (KOBİDA) Başkanı Mehmet Önder, dünya ile rekabetin bilgiyi yönetmekten geçtiğini ifade ederek “Bilgi çağındayız. Bilgi sistemleri, işletmeleri rekabete hazırlayan altyapılardır. Teknolojik altyapısını kurmayan firmalar; üretim kapasitesi, satış ve pazarlama, müşteri istek ve talepleri gibi birçok konuda doğru bilgiye sahip olmazlar ve zamanında karar alamazlar. İşletme içerisindeki bilgiyi yönetmeyen firmalar, rekabetin gerisinde kalacaktır. Diğer bir değiş ile rakipleriyle arasındaki uçurum her geçen gün artıracağından, işletme batma noktasına gidebilir” dedi.

Bilgi sistemleri sayesinde; muhasebe, satın alma ve satış, stok yönetim, üretim yönetimi, internet üzerinden yapılan faaliyetler, insan kaynakları, tesis yönetimi, araç yönetimi, dış ticaret yönetimi gibi konuların birbiriyle entegre olarak anlık takip edilebileceğini kaydeden Mehmet Önder, işin özünün doğru ve hızlı bilgiye ulaşmak olduğunu vurgulayarak, tüm süreçlerini doğru ve hızlı görüp yönetebilen firmaların, farklılaşarak yoluna devam edeceğini söyledi.

Müşteriye En Kısa Zamanda En İyi Hizmeti Sunan Kazanacaktır

Müşteriye ‘en kısa zamanda en iyi hizmeti’ sunan işletmelerin başarıyla yoluna devam edeceğini anlatan Mehmet Önder, “Piyasada farklı markalardaki herhangi bir ürünün, ‘kalite ve  standartları’ hemen hemen birbirine eşit durumdadır. Diğer bir değişle, markalaşmamış ürünler de, markalı ürünlerle rekabet edebilir bir duruma gelmiştir. Burada; müşterinin daha önceki talep ve isteklerinin ne olduğunu bilen, o gruba ait olan müşteri isteklerinin ne olabileceğini daha önceden gören, hatta muhtemel bir ihtiyaç hakkında çok daha erken bilgi sunarak ürün veya hizmet geliştiren işletmeler, diğerlerinden farklılaştıran çözümler sunanlar rekabette üstünlük sağlayacaklardır.

Müşteriye çok iyi hizmet vermenin altyapısında olan şey, bilgi sistemidir. Bilgiye yatırım yaparak, o bilgiyi yönetebilmek önemlidir. Bu yatırımın süreci de, Kurumsal Kaynak Planlama (ERP)  süreçleri ile başlayarak karar destek sistemlerinin yapılandırılmasından sonra ortaya çıkmaktadır” diye konuştu. 1990’lı yıllardaki müşteriye yaklaşım ile 2000’li yıllardaki müşteriye yaklaşımın farklı olduğunu, önümüzdeki 5 yıl içerisinde de müşteri beklentilerinin farklılaşması ile müşteriye verilen hizmetin de değişeceğini kaydeden Mehmet Önder, mesela mutfakta hazır yemeğin tercih edildiğini, tek tip elbise veya ayakkabı yerine ‘giy-kullan-at’ anlayışının benimsendiğini, bir ürünü tamir ettirmek yerine, tamir fiyatına yakın ürünün yenisini almaya tercih edebildiğini belirtti.


Satış Stratejilerinde ‘Markalaşma ve Bilgi Sistemleri’ Önem Kazandı

Değişen piyasa koşullarının yakından takip edilmesi gerektiğine dikkat çeken Mehmet Önder, ürün veya hizmetin sunuluş biçimi, üretim teknolojisi, satış stratejisi gibi birçok alanda  değişimlerin yaşandığını söyledi. Mesela, e-ticaretin, küresel rekabette önemli bir yeri olduğunu anlatan Mehmet Önder, işletmenin, kendini ve ürünlerini tanıtma noktasında interneti ve e-ticareti kullandığında, ‘365 gün 24 saat’ kesintisiz ulaşılabilmeyi sağladığını kaydetti. Bugün orta ölçekli işletmelerin ortalama yüzde 5’inin        e-ticareti kullandığını ifade eden Mehmet Önder, birkaç yıl içerisinde bu oranın yüzde 20’ye ulaşacağını belirtti.

Değişen satış stratejilerinde ‘markalaşma ve bilgi sistemlerinin’ önem kazandığının altını çizen Mehmet Önder, “Dünyada ve ülkemizde internet üzerinden yapılan satışlar, bir önceki yıla oranla 2 veya 3 kat artıyor. Artık tüketici, standartlarını bildiği yani marka değerine güvenliği bir ürünü, gidip mağazada alarak vakit kaybetmek yerine, bilgisayarda kredi kartıyla ödeme yaparak, evine gelmesini istiyor. İnternetten yapılan alışverişlerin her geçen gün artması sürecinde ‘markalaşma’ ciddi önem kazandı. Marka değeri yüksek olan firmaların, internet üzerinden satışları her geçen gün katlanarak artmaya devam edecektir. Ülkemizde geçtiğimiz yıl 1.2 milyar dolar olan e-ticaret işlem hacminin, 2006 yılında 2 milyar doları geçmesi ve bu rakamının 2009 yılında 5 milyar doları bulması bu değişimin en güzel kanıtıdır.

Bir işletmenin, internet üzerinden satış yapabilmesi içinde, bilgi sistemleri altyapısını kurması gerekmektedir. Markalaşmaya ve bilgi sistemlerine yatırım yapmayan firmalar, lokal olarak belli bölgelere satış yapabileceklerdir. Küreselleşen dünyada bilgi sistemlerine yatırım yapmak şarttır. Rekabet edebilmek için, müşteri memnuniyetini iyi yakalama, iyi nitelikte hizmet verme, ürün üretme ve müşteriye yakın teması sağlaması gerekmektedir. İşletmelerin, elindeki mevcut müşteri ve pazar politikaları iyi biliyor ve yönetiyor olması ile bunun üzerine stratejik kararlar üretip, tekrar sisteme dönerek kazandırması önemlidir. KOBİ’lerimizin rekabetinde, insan kaynağı, bilgi, markalaşma, yeni pazarlar yaratma gibi tüm süreçleri, her biri kendi içerisinde ayrı ayrı çok önemli güçleridir” şeklinde konuştu.  

KOBİ’ler, Birçok İşi Aynı Anda Yönetmelidir 

Bilgi Sistemleri teknolojik altyapısını kuran KOBİ’lerin, ‘istediği doğru ve güncel veriye’ saniyeler içinde ulaşabileceğinin altını çizen Mehmet Önder, böylece işletmelerin aynı anda birçok işi yönetebileceğini de söyledi. Teknolojideki gelişmenin başka hiçbir sektörde yaşanmadığına işaret eden Mehmet Önder, “Teknoloji, dünyadaki algılamaları hızla değiştirmektedir.

Günümüzün rekabet ortamında ‘dünyayla rekabette ben de varım diyen firmalar’, işletme içerisindeki disipline edilmiş bilginin ötesinde, bilgi sistemleri ve yakın gelecekte iş zekası sürecine geçmelidirler. Çünkü rekabette ayakta kalacak olanlar, ‘bir adım geriden gelen değil, bir adım önde’ olan işletmeler olacağından, değişimin biran önce farkına varılıp, değişime öncülük edilmesi gerekmektedir” dedi.

Günümüz rekabetinde üretim ve işçilik maliyetlerinin azaltılmasının rekabette yeterli olmadığını  kaydeden Mehmet Önder, işletmede maliyetleri düşürmenin yolunun; dağıtım kanallarının birleştirilip, satış ve pazarlamada stratejik işbirliği yapmaktan geçtiğini ifade etti. Dağıtım, satış ve pazarlama çalışmalarını, kardeş bir işletme ile yürüten firmanın, ürün maliyeti ortalama yüzde 10 aşağıya çekebileceğini kaydeden Mehmet Önder, işletmeler arası ‘ortak hareket edebilme kültürünün’ biran önce hayata geçmesinin önemli olduğunu vurguladı.

 
Bilgi Sistemini Kuran Firma, İşletme İçerisinde Her Türlü Sorunun Cevabını Bilir


Bilgi Sistemini kuran firmanın, işletme içerisindeki her türlü sorunun cevabını bildiğini, böylece hızlı ve etkin kararlar ürettiğini kaydeden Mehmet Önder, ‘Bilgi Sistemlerinin İşletmelere Katkısını’ şöyle özetledi:

“İşletme içerisinde bilgi sistemleri altyapısı kurulduğu taktirde; iş yapış şekilleri, üretim performansının yükseltilmesi, satış politikalarının değişmesi, insan kaynaklarında verimliliğin arttırılması, maliyet sistemlerinin net olarak ifade edilmesi, hangi ürünün lokomotif olduğu, hangi ürünün zayıf ürün olduğu, hangi müşterinin riskli olduğu ve riskinin ne olduğu, hangi ürünün hangi zaman dilimindeki satış analizlerinin ne olduğu, satış ekibinin işletme içerisindeki performansı, bölgesel verimlilik analizleri, üretimdeki dar boğazın nereden kaynaklandığı, hangi siparişin ne kadar zamanda yapılabileceği, herhangi bir siparişte hangi malzeme ve yarı mamüllere ihtiyaç olduğu, bunun ne kadarının stokta bulunduğu, eksiklik olan mamülün ne kadar zamanda tedarik edilebileceği, bunların ne kadarının tedarikçilerde alınacağı,  tedarikçilerin kapasitelerinin ne olduğu ve stoklarında ne kadar mal bulunduğu, eksikliklerin ne kadar sürede tamamlanabileceğini, kalite standartlarına uygunluğu, buna bağlı olarak hangi bölge ve hangi ülkelerde yaptırabileceği, daha önce yaptırılmış olan ürünlerin kalite standartlarına uygunluğu, bu standartlara uymayan ürünlerin toplam üretimdeki yüzdesi, müşteri şikayetlerinin kurum içerisinde değerlendirilebilmesi, şikayetlerin üründen mi, hizmetten mi, markadan mı kaynaklandığı cevaplarının alınabilmesi, müşteriye verilen hizmetin hangi üründe veya hangi hizmet türünde ne kadar olduğunun saptanması, müşterinin bu hizmet sonrasındaki memnuniyetinin değerlendirilebilmesi,

Rakipler ile olan ilişkilerde hizmet ürün, kalite ve marka üstünlüklerinin tespit edilebilmeleri, son müşteriye hizmette en kısa zamanda, hizmeti sunma veya ürünü ilgili noktaya ulaştırabilme ve bunun tedarikçilerle olan bağlantılarının takibinin yapılması, lojistik sistemlerinin sahadaki davranışları ve takibi, müşterilerin şikayetleri, memnuniyeti veya talepleri konusunda sistematikliği tamamlanmış sistemler tarafından insansız olarak hizmete verilebilmesi, pazarlamada maliyet unsurlarının dikkate alınarak pazarlama politikalarının değiştirilmesi, kurum verimliliği- müşteri verimliliği- bölge verimliliği- ülke verimliliği- marka verimliliği gibi konuların çok kısa zamanlarda tespiti ve kıyaslarının yapılabilmesi, fabrikadaki çalışan makinelerin binaların pazarlamadaki araçların periyodik bakımlarının yapılabilmesi ve eksikliklerin görülebilmesi, makine binalarının stoklarının takibi, hangi aracın veya makinenin sistem dışı bırakılıp yenisinin ne zaman alınması gerektiğinin takibi, çalışan insanların işletme içerisindeki verimi, üretime olan katkısı veya başarısızlıklarının tespit edilebilmesi, insandaki karar üretme süreçlerinin standartlaştırılması ve standart olarak yapılabilmesi, daha önce yapılmış olan faaliyetlerin ve deneyimlerin tecrübelerin kısa zamanda görülüp, işletme içi çalışanların veya müşterilerinin bu uzmanlıkları paylaşabilme imkanlarının sağlanması, stresli bir çalışma ortamı ve iş ilişkileri üzerine keyifli çalışma ortamlarının oluşturulabilmesi, ithalat ve ihracattaki maliyetlerin ürün ve operasyonlarındaki maliyetlerinin takip edilebilmesi, varolan ürünlerinin stoklarının internet ortamından bütün dünyaya yayın yaparak satışının yapılabilmesi ve bunların sevkiyatlarının takip edilebilmesi, firmalar ve ülkeler bazında analizlerinin yapılabilmesi, borç ve alacakların dünyanın herhangi bir noktasından takip edilebileceği gibi işletme içerisindeki performanslarında herhangi bir yerden takip edilerek yayınlanabilmesi, üretim süreçlerinin görülmesi ve analizlerinin takip edilebilmesi, birden fazla firmanın, gelir tabloları, bilançoları, nakit akışları, fon akışları, ortak müşteri analizleri ve bunların risklerinin takip edilebilmesi, üretimdeki filelerin,  hurdaların, kapasite sorunlarının veya fazlalıklarının veya eksikliklerinin takibinin yapılması, bunlar için yapılacak ek çalışmaların analiz imkanlarının sağlanması, hangi zamanda hangi ürünün stok, müşteri veya siparişe göre üretileceği, bunları mevsimlere göre, özel günlere göre, veya dünyadaki gelişimine bağlı olarak nasıl üretileceği veya pazarlanacağı gibi bir çok sorunun cevabı görülebilir. Özetle firma, işletme içerisinde doğru, güncel ve hızlı bilgiye sahip olur ve bilgi sistemleri işletmelerin alacağı kararlarda yol haritasını oluşturur” diye konuştu.