KOBİ’ler, Rekabet ve Büyüme Stratejilerini Danışmanlar ile Belirleyecektir
Ana Sayfa \ Haberler \ Basın Bültenleri \ KOBİ’ler, Rekabet ve Büyüme Stratejilerini Danışmanlar ile Belirleyecektir
KOBİ’ler, Rekabet ve Büyüme Stratejilerini Danışmanlar ile Belirleyecektir
KOBİ Danışmanları Derneği (KOBİDA)
Başkanı Mehmet ÖNDER
Dünya global bir köy haline gelmiştir ve işletmeler, kapı komşusu olan firmalar ile değil dünyadaki herhangi bir firma ile rekabet etmektedir. Rekabetin her geçen gün zorlaştığı günümüzde, ayakta kalmak için uluslararası firmaların geldiği noktanın yakından takip edilmesi gerekmektedir. Bilim ve teknolojideki değişimin ve gelişimin gerisinde kalan firmaları, kapanma veya satın alınma tehlikesi beklemektedir.
İşletmeler; rekabet, satış ve pazarlama, üretim gibi süreçlerde, globalleşmenin getirdiği politikaları uygulamaya başlamalıdır. İşletme içerisindeki bilgi birikimiyle; eldeki fırsatlar ve tehditler, rakiplerle olan ilişkiler, müşterinin davranışları, dünyayla entegrasyonun yakından takip edilmesi önemlidir. Pazardaki tüketim hacmi, maliyetlerin kontrolü, hangi üründen daha fazla kar elde edildiği gibi süreçlere hakim olunmalıdır.
Global pazarlarda yaşanan bu değişim ve gelişim karşısında işletme, kendi kültürü ve vizyonu ile belli bir noktaya kadar ulaşabilir. Ancak bulunduğu noktadan daha da ileriye gidip, dünyayla rekabet sürecinde danışmanlara ihtiyaç duymaktadır. Danışmanlar, az iş yapan, fakat fikir üreten sonuç odaklı ve pahalı kişilerdir. Danışmanlar, işletme içerisinde iş süreçlerinin hızlandırılması, verimliliğin ve karlılığın arttırılması, kısaca işletmenin rekabete ve büyüme stratejilerine hazırlanmasını sağlarlar. Firmalar, kendi akıllarının yetmediği yerde, konusunda uzman olan danışmanların aklına ihtiyaç duyarlar.
Çünkü işletme, zaman içerisinde düşünmesine rağmen uykuya yatırdığı, disipline edemediği veya düşünemediği fikirleri, danışmanlık satın alarak ortaya çıkarıp uygulamaya geçirebilir. Böylece, fikir üreticisi olan danışmanlar, iş yapış şekilleri ile işletmenin piyasada iyi bir noktaya gelmesini sağlayabilir. Birçok işletmeye danışmanlık yapan bu kişiler, aynı zamanda diğer firmalardan elde ettiği bilgi birikimi ve örnekleri de taşıyacağı için, işletme bazı konularda hata yapmaktan kurtulmuş olabilmektedir.
Tabi bu konuda, KOBİ’lerin düştüğü genel sıkıntı, hangi konularda danışmanlık alacağı veya danışmanlar ile nasıl çalışacağı süreçlerinin bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Bazen de birçok danışmandan alması gereken bir konuyu, tek bir danışmandan almak gibi stratejik hatalara düşülmektedir. KOBİ danışmanlık almadan önce iş yapış metodolojisini belirlemeli ve sektörüne bağlı olarak, hangi konularda danışmanlık alacağını saptamalıdır. Örneğin ihracat yapan bir firmanın, dış ticaret hukuku, markalaşma gibi konularda danışmanlık hizmetlerine ihtiyacı vardır. Genel bir değerlendirme yapılırsa, yönetim danışmanlığı bu süreçlerin başında gelmektedir.
Danışman, uzman olduğu konunun dışına çok fazla çıkmamalıdır. Firma gerekirse, aynı anda birçok danışmandan, tam zamanlı, part time, proje bazlı danışmanlık almalıdır. Kurumsal olabildiği gibi bireysel olarak da danışmanlık alınabilir. Burada, danışmanın yetkinliği, iş başarısı, iş yapış şekli ve becerileri önemlidir. Danışman belirlerken, sonuçları alınmış firmalar incelenmeli ve referanslarına dikkat edilmelidir. Çünkü uzman bir danışman, işletmenin ufkunu açmaktadır. Danışmanlıklar yurtiçinde alınabileceği gibi yurtdışında da alınabilmektedir. Burada hemen bir konunun da altını çizmek gerekirse, bazı danışmanlıklar uzun vadede kendilerini gösterebileceği için, danışmandan hemen sonuç beklenmemelidir. Aynı zamanda danışmanlık alınırken, danışmanların çevresinden de istifade edilebilecektir.
Ülkemiz danışmanlık sektöründe çok ciddi uzman firmalarımız olmasına rağmen, istenilen sayıda değildir. Danışmanların son 10 yıldır, sanayiye ve kurumsal yapılanmaya çok ciddi katkıları olmuştur. Bunların gelişerek devam etmesi lazımdır. Özellikle teknolojik yatırımlar, dünyadaki tüketim noktalarına ulaşmada ve marka çalışmalarında dünyadaki dolaşan fikirleri üzerinde çalışma yapılması işletmenin kültürüne ve vizyonuna büyük katkılar sağlayacaktır. Ülkemizdeki danışman firmaların nitelikleri ve fikirleri bu türlü gelişmelere müsait olup, ülke ekonomisinin belli bir yere gelmesinde çok ciddi katkıları olmuştur ve olmaya da devam etmektedir.
Çünkü, Türk sanayicisini ve Türk ticaret adamını yurtdışına taşıyacak olan danışmanlık sektörüdür. Oysa, Türkiye ekonomisinin yüzde 99, istihdamının yüzde 70, katmadeğerin de yüzde 25 ini oluşturan KOBİ’ler, danışmanlık sektöründen yeterince istifade edememektedir. KOBİ’lerin üst kısmında olanlar belli bir danışmanlık almakta, bu oran aşağıya doğru inildikçe azalmaktadır. Bugün KOBİ’lerin ortalama yüzde 10’u danışmanlık almaktadır.
Oysa, büyümenin ve rekabetin anahtarı danışmanlardadır.
‘Dünya ile rekabette bende varım diyen’ bir KOBİ’nin, bilinen iş süreçleri, insan kaynakları, pazarlama, sektör analizleri, pazar politikaları, dış ticaret, markalaşma, B2B, B2C gibi konularda fikir satın alması gerekmektedir.
Diğer taraftan, danışmanlık firmalarının gelişmesi ve değişmesi için TÜBİTAK ve KOSGEB’in sektöre yönelik çalışmaları mevcuttur. Bu hizmetleri alan firmalar, kısa sürede ciddi büyüme stratejilerini yakalayarak, rakiplerine göre daha hızlı yol almaktadırlar. KOBİDA olarak, sektörün gelişmesi ve iş disiplininin olgunlaşmasına katkıda bulunmak için çeşitli projeler üzerinde çalışarak, elde edilen sonuçları sektörümüz ile paylaşmaktayız.
KOBİ Danışmanları Derneği (KOBİDA)
Başkanı Mehmet ÖNDER
Dünya global bir köy haline gelmiştir ve işletmeler, kapı komşusu olan firmalar ile değil dünyadaki herhangi bir firma ile rekabet etmektedir. Rekabetin her geçen gün zorlaştığı günümüzde, ayakta kalmak için uluslararası firmaların geldiği noktanın yakından takip edilmesi gerekmektedir. Bilim ve teknolojideki değişimin ve gelişimin gerisinde kalan firmaları, kapanma veya satın alınma tehlikesi beklemektedir.
İşletmeler; rekabet, satış ve pazarlama, üretim gibi süreçlerde, globalleşmenin getirdiği politikaları uygulamaya başlamalıdır. İşletme içerisindeki bilgi birikimiyle; eldeki fırsatlar ve tehditler, rakiplerle olan ilişkiler, müşterinin davranışları, dünyayla entegrasyonun yakından takip edilmesi önemlidir. Pazardaki tüketim hacmi, maliyetlerin kontrolü, hangi üründen daha fazla kar elde edildiği gibi süreçlere hakim olunmalıdır.
Global pazarlarda yaşanan bu değişim ve gelişim karşısında işletme, kendi kültürü ve vizyonu ile belli bir noktaya kadar ulaşabilir. Ancak bulunduğu noktadan daha da ileriye gidip, dünyayla rekabet sürecinde danışmanlara ihtiyaç duymaktadır. Danışmanlar, az iş yapan, fakat fikir üreten sonuç odaklı ve pahalı kişilerdir. Danışmanlar, işletme içerisinde iş süreçlerinin hızlandırılması, verimliliğin ve karlılığın arttırılması, kısaca işletmenin rekabete ve büyüme stratejilerine hazırlanmasını sağlarlar. Firmalar, kendi akıllarının yetmediği yerde, konusunda uzman olan danışmanların aklına ihtiyaç duyarlar.
Çünkü işletme, zaman içerisinde düşünmesine rağmen uykuya yatırdığı, disipline edemediği veya düşünemediği fikirleri, danışmanlık satın alarak ortaya çıkarıp uygulamaya geçirebilir. Böylece, fikir üreticisi olan danışmanlar, iş yapış şekilleri ile işletmenin piyasada iyi bir noktaya gelmesini sağlayabilir. Birçok işletmeye danışmanlık yapan bu kişiler, aynı zamanda diğer firmalardan elde ettiği bilgi birikimi ve örnekleri de taşıyacağı için, işletme bazı konularda hata yapmaktan kurtulmuş olabilmektedir.
Tabi bu konuda, KOBİ’lerin düştüğü genel sıkıntı, hangi konularda danışmanlık alacağı veya danışmanlar ile nasıl çalışacağı süreçlerinin bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Bazen de birçok danışmandan alması gereken bir konuyu, tek bir danışmandan almak gibi stratejik hatalara düşülmektedir. KOBİ danışmanlık almadan önce iş yapış metodolojisini belirlemeli ve sektörüne bağlı olarak, hangi konularda danışmanlık alacağını saptamalıdır. Örneğin ihracat yapan bir firmanın, dış ticaret hukuku, markalaşma gibi konularda danışmanlık hizmetlerine ihtiyacı vardır. Genel bir değerlendirme yapılırsa, yönetim danışmanlığı bu süreçlerin başında gelmektedir.
Danışman, uzman olduğu konunun dışına çok fazla çıkmamalıdır. Firma gerekirse, aynı anda birçok danışmandan, tam zamanlı, part time, proje bazlı danışmanlık almalıdır. Kurumsal olabildiği gibi bireysel olarak da danışmanlık alınabilir. Burada, danışmanın yetkinliği, iş başarısı, iş yapış şekli ve becerileri önemlidir. Danışman belirlerken, sonuçları alınmış firmalar incelenmeli ve referanslarına dikkat edilmelidir. Çünkü uzman bir danışman, işletmenin ufkunu açmaktadır. Danışmanlıklar yurtiçinde alınabileceği gibi yurtdışında da alınabilmektedir. Burada hemen bir konunun da altını çizmek gerekirse, bazı danışmanlıklar uzun vadede kendilerini gösterebileceği için, danışmandan hemen sonuç beklenmemelidir. Aynı zamanda danışmanlık alınırken, danışmanların çevresinden de istifade edilebilecektir.
Ülkemiz danışmanlık sektöründe çok ciddi uzman firmalarımız olmasına rağmen, istenilen sayıda değildir. Danışmanların son 10 yıldır, sanayiye ve kurumsal yapılanmaya çok ciddi katkıları olmuştur. Bunların gelişerek devam etmesi lazımdır. Özellikle teknolojik yatırımlar, dünyadaki tüketim noktalarına ulaşmada ve marka çalışmalarında dünyadaki dolaşan fikirleri üzerinde çalışma yapılması işletmenin kültürüne ve vizyonuna büyük katkılar sağlayacaktır. Ülkemizdeki danışman firmaların nitelikleri ve fikirleri bu türlü gelişmelere müsait olup, ülke ekonomisinin belli bir yere gelmesinde çok ciddi katkıları olmuştur ve olmaya da devam etmektedir.
Çünkü, Türk sanayicisini ve Türk ticaret adamını yurtdışına taşıyacak olan danışmanlık sektörüdür. Oysa, Türkiye ekonomisinin yüzde 99, istihdamının yüzde 70, katmadeğerin de yüzde 25 ini oluşturan KOBİ’ler, danışmanlık sektöründen yeterince istifade edememektedir. KOBİ’lerin üst kısmında olanlar belli bir danışmanlık almakta, bu oran aşağıya doğru inildikçe azalmaktadır. Bugün KOBİ’lerin ortalama yüzde 10’u danışmanlık almaktadır.
Oysa, büyümenin ve rekabetin anahtarı danışmanlardadır.
‘Dünya ile rekabette bende varım diyen’ bir KOBİ’nin, bilinen iş süreçleri, insan kaynakları, pazarlama, sektör analizleri, pazar politikaları, dış ticaret, markalaşma, B2B, B2C gibi konularda fikir satın alması gerekmektedir.
Diğer taraftan, danışmanlık firmalarının gelişmesi ve değişmesi için TÜBİTAK ve KOSGEB’in sektöre yönelik çalışmaları mevcuttur. Bu hizmetleri alan firmalar, kısa sürede ciddi büyüme stratejilerini yakalayarak, rakiplerine göre daha hızlı yol almaktadırlar. KOBİDA olarak, sektörün gelişmesi ve iş disiplininin olgunlaşmasına katkıda bulunmak için çeşitli projeler üzerinde çalışarak, elde edilen sonuçları sektörümüz ile paylaşmaktayız.